KARARSIZ

Karar verdin mi !
Gitmeye
                İstanbul’a

Daha gitmeden
                 kasabana

Bakıyorsun
Ellerinde depremli
                    haritaya
Bakırköy nere ...
Nereymiş Samatya

Birkaç kaybolmayla
Öğreneceksin nasılsa
Yeter ki başlamasın
Polisler aramaya

Sen kararlı !
Sen nişan takımlı
Haydi ! veda vakti
Şapkan elinde sıkıldı

Tüm ailen gözünün önünde ...

Biri daha var
Karanfili mendile
                     işlemiş
Sevgisi ciğerine
Silemedin yazını
Saramadın aşkını !
           içine sine sine...

Yemenisi sırılsıklam
Yetmiyor omuzu Emine’nin
Silmeye çalışıyor kaderini
Göğsünde Şükriye’nin

Tutmuyor beli
Kapanıyor dizlerine
Kaldırıyor başını
Açıyor buğulu gözlerini
Bakışları güneş karalı
                            ensende

Soruyor kendine;
- Kavuşmak için
  bunca ayrılık neden be !

Çift öküz çıkmamış
                             ahırda
Köpekler saklanmış
İstemezler gitmeni
- Karışma !  derler
Bölüşme başka dertleri !
Bilirsin güçlüdür hisleri

Sen !  kararlı

Bacın öptü ya elini
Gözü sürmelin
                  ayası kınalı

Anan kokladı ya
Terini ...
Bir içli soludu ...
Karnında tarifsiz acı
Sanırsın yeniden doğurdu

Yaktı tenini
Kıskandı güneş
Bıraktığı
Yavrııım!  sesli nefesi

Babansa
           yüreği yaralı
- Bari !  diyor  (Uz.İş.?)
       Dönse !
             Paralı

Sen !  kararlı
Aradın ya üstünde
                   İstanbul’u
Boş ceplerinden
          birindedir adresi
İnşallah !  aynen bulursun
Yerine nöbetler tuttuğun
Tertibin Dursunu

Gideceksin ya
Gözler ...
Pamuk Nine’n ...
Yaşlı !
Göçü bir türlü anlamadı
Yedi düvelin  alamadığını ...
Nasıl terk ederdi
                          insan
Kendi toprağını !

Babası  gitmişti böyle
İki kez askere
Emmileri ... dayısı
Bir de !
Çoktan ... geçti sızısı
Kendinden
                büyüktü
Çocukluk aşkı ...

Anlatamadılar şu göçü
Ne yani !
Torunu da mı olacaktı
Şehit
        ya da Gazi

Ne bilsin !
Yaşadığı terk edişleri
                            hatırlatan
Hep
Seferberlikti ...

Bütün bunlar geçerken
                              aklından ...
Öpülmüştü
İnce derili
Kalın damarlı
Mübarek elleri ...
Alınmıştı  “Hayır Duası”
                                Çoktan ...

Sen !  kararlı

Helalleştin ya dünyanla (inciş)
Dönüp attın ya bir adım
Geçirdin bir kararsızlık
Bir ürperdin
Ağırlaştı ya bavul

Hoş geldin !

Burası
Uzak bellediğin
                         İstanbul.

 

                                                                                                                                                                                                            Öncel İpekçi